Merhaba

Ben Nahİde

Özel Gün Fotoğrafçısıyım

İlk fotoğraf tutkum 2008 yılında kırtasiye vitrinindeki 6 aylık bebeklerin meyve tabakları ve çiçekler arasındaki gülümsediğini kartpostalları görünce başladı. Bir süre koleksiyon İçin biriktirdim. Her biri gözümün önünde şuan. Ortaokuldayım ve annemler fotoğraf makinesi aldılar. O dönem her poz çok önemli ve filmler de baskı yapılıyor. Bandoda majörlük yaptığım gün fotoğraflar çektim ve öğretmenlerim o fotoğrafları görünce çok beğendiler ve iki tanesi panoya asılmıştı o gün gözümdeki mutluluğu anlatamam.. Sonrasında Leonardo Dicaprio’nun filmi Titanic patladı ve ben sonrasında o tarz kartpostallara yöneldim. Mezuniyetler de, gezilerde bir çok yerde fotoğraflar çekip bastırıyordum. Sonunda lisede babam kamera aldı o zamanlar çok pahalıydı cam kilitli vitrinde saklıydı ve biz seyahatlere gittiğimizde Karadeniz turu yaptığımızda bir sürü  fotoğraf ve videomuz oldu. 

Zaman geçti üniversiteyi yine muhteşem anılarla bitirdim ve iş hayatıma başladım. İş hayatıma başladım. En son Maslak Acıbadem Hastanesinde 4 yıl “İnsan Kaynakları Uzmanı” olarak çalıştım. Hamile olduğum ve bebeğimi kendim büyütmek istediğim için işimden ayrıldım. İçimde hiç bitmeyen çocukluk çağımdaki fotoğraf tutkumun üzerine gittim. Çeşitli eğitimler aldım ve almaya devam ediyorum. Kendi hayatımda nasıl ki anılarımı kayda alıyorsam; amacım sizlerinde hayatına dokunarak size anılar bırakmak.

Hayatınıza birlikte zamansız fotoğraflar bırakmak için buradayım.

Sevgiler,

Nahide Koç

 

fotoğrafçı anne

Aİlem

Ben Nahide, eşim Alper, kızım Zeynep Güneş ve oğlum Teoman ile 4 kişilik bir aileyiz. Hayat enerjim diyebiliriz. 2 çocuklu hayat aslına bakarsak zor olsa da seviyorum.

Bizi nasıl tanımlarız dersem;

biz anne – baba olarak renkli ve enerji dolu kişiliğe sahibiz. Çalışmayı ve emek vermeyi de çok seviyoruz. Aynı zamanda organik, sağlıklı olan her şey bizi tanımlayabilir.

Bizimle birlikte bu çocuklarımıza da geçmiş olmalı ki; onlarda bizim kopyamız olmuş. Bir yerde küçük Alper ve küçük Nahide olmuşlar. İki çocuklu hayat zor olsa da dedim ya seviyorum.

Düşünsenize evin içinde 4 tane enerji deposu insan ve birde tatlı mı tatlı ama bir o kadar da afacan köpeğimiz var. Onunla birlikte 5 oluyoruz aslında. Enerjimize o da uyumlanmış diyebilirim.

 

fotoğrafçı anne

Oğlum Teoman ve Kızım Zeynep Güneş

Sevgililer gününe özel konsept çalışmamda bana eşlik eden iki güzel dünya. Benden kaynaklı mı bilmiyorum ama fotoğraf çekilmeyi çok seviyorlar. Aslında bu benim için çok güzel, çünkü yeni bir şey denemek istediğimde; önce onlarda deniyorum ve paylaşıyorum.

İyi ki varlar.

 

fotoğrafçı anne

“Bir ailenin parçası olmak, fotoğraflara gülümsemek demektir.”

Harry Morgan

 

Aslında ne kadar da bizi anlatan bir cümle. Gülümseme, enerji ve fotoğraf varsa bizde varız.

 

fotoğrafçı anne

Ve babamız Alper,

İyi ki dediğim. Her koşulda beni destekleyen özel insan. Erkekler fotoğraf çekilmeyi sevmez demeyin. Sizin kadar uyumlu ise o da sever. Bir diğer modelim de eşim Alper. Şöyle bir aile çekimi mi denesek dediğimde, bir bakmışım ertesi gün hazır bekliyor. İşin en sevdiğim yanı da çocuklarıda hazırlamış oluyor. Ee o zaman hazırlanma sırası bana geliyor. Hemen hazırlanıp başlıyoruz çekimlere. Birlikte hem daha fazla anı biriktirmiş oluyoruz, hem çocuklarımızla vakit geçiriyoruz hem de siz değerli ailelerim için yeni denemeler yapıyoruz. 

Enerjimiz hiç bitmesin diyelim.